‘’CAZIN ANASI’’ NI HATIRLIYOR MUYUZ?
‘’Müzik dünyamızın ilk kadın sesi Sevinç Tevs’in
dinlenebileceği ne bir albümü ne de bir CD’si var henüz. Bu ayıbımız ne zaman
son bulacak acaba?’’
24 Ekim 1976 yılında müzik dünyamız çok önemli bir sanatçısını kaybetmişti
. Eskilerin “Türk cazının anası”
diye hatırladıkları Sevinç Tevs .
Genç okuyucularımız bu ismi belki de ilk defa duyuyor olabilir ama müzik
dünyamızın ilk kadın seslerinden ve en önemli isimlerinden bir tanesidir.
Sevinç Tevs ayrıca günümüzün ünlü söz yazarı ve bestecisi Şehrazat’ın da
annesidir. Çocukluğumda radyodan dinlediğim bu sesi siyah beyaz televizyon
ekranında ilk tanıdığım zaman güler yüzlü, zarif bir kadınla karşılaşmıştım.
Kısa kesilmiş sarı saçları ve yuvarlak hatlara sahip bir yüzü vardı. Sonra bir
gün o yıllarda keyifle seyrettiğim ve
büyük müzisyen Erol Pekcan’ın
hazırladığı ‘’Anıların Müziği’’
programında Sevinç Tevs’in kanser olduğunu öğrenmiştim. Kendisi sevinçli bir
şekilde anlatmıştı yakalandığı amansız
hastalığı ama benim çocuk yüreğim inanılmaz derecede burkulmuştu. ‘’Dünyada yaşamak zorunda olduğumuz öyle
insanlar var ki benim bu hastalığım yanında melek kalır. Hem ben onunla
yaşamaya alıştım artık.Yeneceğim ben
bu kanseri’’
1926 yılında Tiran’da doğan ve ilk kez 5 yaşında
Muhiddin Sadak yönetiminde ‘’Balıkçılar’’
operetinde sahneye çıkan Sevinç Tevs, ablası Sevim ile birlikte Ankara
Radyosu’nda yaptığı programlarla tüm Türkiye’nin dikkatini çekmişti. 40’lı yılları bilenler
onu kardeşiyle birlikte Andrews Sisters’ın
şarkıları söylerken , Sevim ve Sevinç
Tevs kardeşler olarak hatırlarlar.
Ankara Devlet Konservatuarı Şan ve Tiyatro
bölümünden mezun olduktan sonra İbrahim Özgür Orkestrasında şarkı söylemeye
başlar. İlk yurtdışı konserini Yunanistan’da verir. 1948 yılında Amerika’ya
gider ve New York’daki bir yarışmada Arif Mardin’in ‘’For You’’ adlı bestesi ile birinci olur. Defalarca yurtdışında
konserler veren BBC’de ve Berlin Televizyonu’nda çıkan ilk Türk şarkıcısıdır.
1968 yılında Apollonia Şarkı Yarışmasına besteci
Selmi Andak’ın ‘’Ve Ben Yalnız’’
adlı muhteşem eseri ile katıldı ama dereceye giremedi. Dede Efendi’nin torunu olarak Türk Sanat Müziğinin
bütün klasik eserlerini ezbere bilirdi. Kalın ve karakteristik sesinin “caz söylemek için ideal” olduğu konusunda
hemen hemen herkes hemfikirdi. Kişilikli , kendine özgü bir yorumla caz
standartları söylemesinin yanı sıra , Türk Müziğinden yapılmış uyarlamalar da
söyledi. “Caz sizce nedir ?”
sorusuna Erol Pekcan , “Bence tek kelime ile , caz yorumdur,” demişti. “Yorum da Sevinç Tevs...”
Sevinç
Tevs Türkiye caz tarihine, caz yorumculuğunun hakkını vererek geçti. Ama ne yazık ki, bu emsalsiz ses,
herkes için tamamen kayıp. Sevinç Tevs’in dinleyebileceğimiz ne bir albümü ne
de bir CD’si var henüz. Arşivlerde kalmış bir isim Sevinç Tevs ve bir şeyler
yapılmazsa tamamen unutulup gidecek. Sevinç
Tevs’in bir tek plağı (45’liği)
yayınlandı bugüne kadar, o da ölümünden sonra: “Take The ‘A’ Train” ve “Oklahoma
Blues”. Bu plağı elbette kendisi görememiş... Oysa yıllarca hem bu ülkede ,
hem de Mısır’dan Amerika Birleşik Devletleri’ne kadar dünyanın dört bir
köşesinde caz şarkıları söylemiş , radyo ve televizyon programlarına çıkmış bir
sanatçıydı Sevinç Tevs.

Arşivlerde olduğunu düşündüğüm Sevinç Tevs caz konser kayıtları ,
yayınlanmış tek plağındaki melodiler ve
1968 yılında Atina’da yapılan “1.
Apollania Uluslararası Şarkı Festivali”nde seslendirdiği ‘’Ve Ben
Yalnız’’ adlı şarkının bir araya getirilerek tek albümde toplanması,
ülkemiz müzik tarihi için oldukça önemli bir katkı olacaktır. Türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük caz
yorumcusunun şarkılarının herkese sunulması, müzik dünyamız için bir onur ve
gurur vesilesi de olacaktır.
Bu CD ile birlikte bir Sevinç Tevs konseri hazırlanabilir.
Sanatçı ile aynı dönemde sahnede yer almış ve “öncü” olma vazifesini de yerine
getirmiş olan Ayten Alpman , İlham Gencer , Ayferi , Rüçhan Çamay , Ömür
Göksel , İlham Gencer v.b. şarkıcılar, tek bir konserde bir araya
getirilerek Sevinç Tevs repertuarını seslendirebilirler. Konserin bir
bölümünde, Sevinç Tevs’in tek çocuğu
olan kızı Şehrazat da yer alabilir.
Şehrazat da, 70’lerin sonunda çok iyi bir caz şarkıcısı olarak nam salmış,
ancak yazdığı şarkılar çok fazla ilgi toplamaya başladığında bu özelliğini
unutmak ya da unutturmak durumunda kalmıştı. Şarkıcı, en son Ayten Alpman için
Cemal Reşit Rey’de düzenlenen saygı gecesine katılmış ve seslendirdiği caz
şarkılarıyla herkesi kendisine hayran bırakmıştı.
Müzik dünyamız bu ayıbıyla birlikte
daha ne kadar müzik üretmeye devam edecektir sizce ?
SEVİNÇ TEVS HAKKINDA GÖRÜŞLER
Şehrazat
‘’Annem maalesef hiç plak yapmamış
sadece radyo emisyonları yapmış. Öldükten sonra Türk Kanser Derneği bir hatıra
plağı yaptıydı bu yüzden piyasada kaydının olmaması son derece doğal. Oysa
Ayten Alpman ve Rüçhan Çamay’ın plakları var. Ancak burada TRT belki elinde ki
arşiv kayıtlarından bir şeyler yapabilir. Gerçi bir zamanlar bir yangın olayı
geçirmişlerdi ellerinde ne var bilemiyorum. Sadece Erol Pekcan’la yaptığı
program dışında bildiğim kayıt yok. Böyle bir çalışma yapılacak olsa ben kızı
Şehrazat olarak elimden gelen her şeyi yaparım ama devletin elindeki kayıtları
alma hakkım yok. Kanuni olarak yok zaten TRT bunları dışarı vermez. Annemden
kalan bir arşivde yok ki elimde çünkü annem tutmamış kendi arşivini. Böyle bir
çalışma çıktığında gençlere iyi bir örnek olacaktır bir kere. Ama bu arşivler
devletin elinde buna TRT’nin el atması lazım bende kendi payıma düşeni yapmam
lazım. Yapıldı mı annemin 16 yaşında ki sesinden 46 yaşına kadar olan sesinde kronoloji yapmak
lazım o da çok zor. Anneme de bu yakışır.’’
Ayten
Alpman
‘’Sevinç
Tevs’in en büyük özelliklerinden birisi de harika konuşma yeteneğiydi. Çok
büyük bir şarkıcıydı. Hakikaten memleketimizin yetiştirdiği ilk kadın
şarkıcısıydı. Benimde çok iyi arkadaşımdı. Malesef kıymeti bilinmiyor. Nedenini
bilmiyorum ama o zamanlar taş plak bile yapmadıydı. O kadar müziğe düşkündü ki
ölüm yatağında bile beste yapardı kafasında. Bu kadar önemli bir sesin piyasada
hiçbir kaydının bulunmaması hakikaten ayıp. Ben kısaca müzik dünyamızın
nankörlüğü diyorum. Son zamanlarında rahmetli Erol Pekcan’la bir program
yapmıştı herhalde TRT arşivinde vardır bu görüntüler. Piyanonun üzerinde şarkı
söylemişti.’’
Rüçhan
Çamay
‘’Benim için harika bir sanatçıydı o.
Ben ona hayrandım ve onun yüzünden müziğe atıldım. Ben Ankara’da iken
Sevim-Sevinç Tevs kardeşler olarak düet yaparlardı bende onları dinlerdim ve
çok etkilenmiştim o yıllarda. Daha sonraları kardeşinden ayrıldı ama nefis caz
söylerdi. Kendisi çok hiperaktif bir insandı ama yaptığı işi fevkalade iyi yapardı.
Yaptı da ben ona özendim Ayten’de bana özendi. İşte biz üçümüz Sevinç’in
sayesinde müzik dünyasına epey bir
şey yaptık. Sevinç’in hiçbir kaydının olmamasına çok üzülüyorum , nasıl olur bu
anlayamıyorum. Dünya kadar radyo programı vardı ne yaptılar acaba Ankara
Radyosundan bulunup alınabilirdi. Ona bakarsan bana da , aslında hepimize yanı
şey yapılıyor. Benimde hiçbir kayıtım yok piyasada. Ankara’da benim ve
Sevinç’in ne programları vardı yok ettiler , sildiler.’’
Ayferi
‘’Sevinç
Tevs hepimiz için bir ışıktı her şeyden önce çocukluğumuzda tüm caz söylemek
isteyenlerin etkilendiği tek insandı. Başka kimse yoktu ki sonradan Rüçhan , Ayten çıktı. Böyle öncü bir
sanatçının hiçbir kaydının olmamasına ayıp diyorum. Bence Türkiye’de müzikle
ilgilenen herkesin büyük bir ayıbı. Korkuyorum yani bize de yarın bir şey
olsa aynı şeyler bizimde başımıza
gelecek. Bizi de kimse hatırlamayacak anmayacak. Üzücü bir olay.’’
Ömür
Göksel
‘’ Sevinç
Tevs ile birlikte 1959 yılında ben amatör iken şarkı söyledim. Ona bayılırdım
bir şarkıcı olarak zaten. Sarah Vaughen tarzı bir şarkıcıydı ve Sarah bana
göre gelmiş geçmiş caz dünyasının
en iyi şarkıcısıydı. Nişantaşı’nda ki bir kulüpte şarkı söylerdi. Benimde
amatör olduğum yıllardı ve onun olduğu sahnelerde şarkı söyledim. O zamanlar
Sevinç Tevs Sarah Voughen’in ‘’Wrong’’
diye bir şarkısını söylerdi. Çok güzel söylerdi. Bayılırdım onu seyretmeye ,
dinlemeye. Daha sonra ona rakip olabilecek yine çok hayran olduğum Ayten Alpman
çıktıydı. Bir müddet sonra Sevinç Tevs müziği bıraktı , küstü daha doğrusu.
Piyasada hiçbir kaydının olmaması çok acı. Ben şöyle yorumluyorum. Türkiye’de
müzik İMÇ’den yönetiliyor. İMÇ nedir ‘’İstanbul Manifaturacılar Çarşısı’’ İstanbul Müzik Çarşısı falan değil.
Dolayısıyla manifaturacılar çarşısının içinden yönetilen bir müzik dünyasında
müzik yapıyoruz. İşin acı taraflarından biri de bu. İrdelenmesi gereken başka
konuda bu. Onların zevkine kalmış bir müzik yapılıyor Türkiye’de. Onların
zevkine kalmış bir müzik anlayışı da bu kadar olur.’’
Selmi
Andak
‘’Eğer bütün dünyada olduğu gibi
Türkiye’de de eskiden Hafif müzik şimdi de Pop müzik , Popüler müzik , Evrensel
müzik , Atatürk’ünde müzik evrimi üzerine yaptığı tüm faaliyetlerin içinde
yararlı olarak hizmet edenler sadece müzisyenler , enstrüman çalanlar ,
besteciler değil en başta gelebilecek yorumculardır. Bu yorumcular Türkiye’de
sayı ile sayılacak kadar az. Aynı şekilde üç büyükler , dört büyükler gibi
deyim vardır politikada , sporda , sinemada ki gibi. Müzikte de rastlantımıdır
bilemem aynı döneme düşen üç büyük yorumcumuz var. Bunların üçünün de kadın
oluşu kadın erkek ayrımını ortaya koymaz. Kimler bunlar Sevinç Tevs , Ayten
Alpman ve Rüçhan Çamay. Sahneye ilk olarak tek çıkmamıştır kardeşi ile
Sevim-Sevinç Tevs kardeşler olarak İstanbul Radyosunda İbrahim Özgür
Orkestrasıyla program yaparlardı. Abartmıyorum dış ülkelerde söylediği
şarkılarla bir Ella Fitzgerald ,
Sarah Voughen kadar iyi şarkı söyleyebilen bir değerdi. 1968 yılında ben
Fransa’dan yeni döndüğüm zaman söz-müziğini yapmış olduğum ‘’Ve Ben Yalnız’’ ile Apollonia
Şarkı Yarışmasına rahmetli Şerif Yüzbaşıoğlu düzenlemesi
ile katıldık ki ben şok olmuştum o zaman çünkü dış ülke yarışmalarına gitmek
önemli bir olaydı o dönemler. Atina’ya gittik ve mansiyon aldıydık ve
döndüğümüzde bu şarkıyı Sevinç’e Disko firmasından plak yapmak istedik ama ben
dahi ne olduğunu inanın bilmiyorum Sevinç Tevs yerine çok değerli başka bir ses
Gönül Turgut’a plak yapıldı. Sevinç’e maalesef ölümünden sonra Balet’ten hatıra
45’liği yapıldı. Hakikaten bu çok üzücü bir olay. Tüm yapılanlar arşivlerde
kaldı bakın şimdi 2004’deyiz hala ortada bir şey yok. Piyasaya olmayacak bir
türlü albüm çıkıyor , yoz müzikler ortada. Şimdi TV kanalları bir sürü star
yarışmaları yapıyor ama asıl ilk kraliçesi olan Sevinç Tevs’e hiçbir şey
yapılmış değil bu utanç verici bir olay. Ben bunları ‘’Ve Ben Yalnız’’ın bestecisi olarak söylemiyorum müzik eleştirmeni olarak söylüyorum.’’
Naim
Dilmener
"Memleketin en güçlü seslerindendi; hem
iyi bir şarkıcı hem de bir öncü. Ne yazık ki hiç kıymeti bilinmedi; ne o zaman,
ne şimdi. Normalde, yere - göğe konamaması gereken bu dev yorumcudan; en
sıradan şarkıcıya bile layık gördüklerimizi esirgedik. Hiç albümü olamadı
mesela. O inanılmaz sesi ve tekniği ile seslendirdiği her şey kayıt altına alınamadı,
kayıplara karıştı. Kendisi değil, biz kaybettik. Mevcudiyeti, bu memleket için
büyük bir armağandı ve biz bunu değerlendiremedik... Küçük de olsa, hala bir
imkan yaratabiliriz belki: Çok az miktarda olsa da, hala bulunabilecek kayıtlar
gün yüzü görebilir, yayınlanabilir. "Kültür - sanat" dendi mi
mangalda kül bırakmayan 'holding' ve 'banka'lar, kış uykusundan uyanıp, bu
emsalsiz sanatçıya, hak ettiği değerin, hiç olmazsa bir bölümünü vermeli. Çok
geç artık ama bu 'ayıp' ile sonsuza kadar yaşamamızdan iyidir."
(Bu yazı AKORT Dergisi Ocak-2004'de yayınlanmıştır)
Hakan Eren