14 Aralık 2014 Pazar

TÜRKİYE’NİN İLK TRANSSEKSÜELİ: AYLİN BERKAY - DİĞER ADI İLE SERBÜLENT SULTAN


TÜRKİYE’NİN İLK TRANSSEKSÜELİ: AYLİN BERKAY            DİĞER ADI İLE SERBÜLENT SULTAN














1952 Samsun doğumlu Aylin Berkay’ın çok ilginç bir hikayesi var aslında. Gerçek adı Ali Saraç ama kadınlığa geçip cinsiyet değiştirmesi ile adı Aylin Berkay olmuştu. Çift cinsiyetli doğmuştu ve 19 yaşını bitirdikten sonra ameliyatla kadın olmayı tercih etmişti. Aylin Berkay olduktan sonra dansözlük yapmaya başlamıştı ama sonra şarkıcılıkta karar kılmıştı. Aslında sahneye karşı olan hevesi çok küçük yaşlarda başlamış ve ilk kez sahnelere düğün salonlarında çıkmıştı. Askerliğini bitirdikten sonra kadınsı özlemlerin esiri olmaya başlamış ve kaşlarını ve dudaklarını boyamaya başlamış hatta dantelli buluzlarla sahneye çıkmaya başlamıştı. Ali Saraç, ameliyatla kadın olduktan sonra ilk önceleri siyah saçlarıyla, şuh bakışlarıyla çok güzel bir kadın olmuştu ve çok sonraları saçını boyatarak sarışın olmayı tercih etmişti. 1977 yılında Adana pavyonlarında şarkıcılık yapan Aylin Berkay pamuk diyarında bir çok pamuk ağasını peşinde koşturmuştu güzelliği ve seksi duruşu ile. 1978 yılında Türk sinemasında seks filmleri furyası devam ederken kendini bu filmlerin içinde buldu çünkü Adana pavyonlarında çalışırken kaldığı otelin odasında gazetelere baby doll ile verdiği pozları oldukça olay olmuştu. İlk filmlerinde başrolde değildi ama daha sonra iyice şöhretlenince başrollerde açıldı saçıldı rol aldığı filmlerinde. İki yıl içinde toplam 14 filmde rol aldı. ‘Esmerin Adı Sarışının Tadı’, ‘Oooh Oh’, ‘’Fırçana Bayıldım Boyacı’, ‘Kadınlar Hamamı’,  ‘Yaz Deftere’ gibi filmlerde oynadı. 





Pavyon şarkıcılığı ile başlayan zorlu sahne yaşantısı Nisan 1979’da çıkardığı ‘’Kimbilir-Ben Küskünüm Feleğe’’ 45’lik plağı ile bambaşka bir boyuta geldi. İlk plağı listelere girdi ve hatta aynı şarkıyı ilk okuyan Yeliz ve sonradan okuyup şöhrete kavuşan Kibariye ile çekişmeye başladı. Hemen arkasından çıkardığı ilk LP’si ile dikkatleri üzerine çekmeye devam etti. Assolitliğe yükseleceği zaman değişiklik yapıp adını Serbülent Sultan yaptı. Serbülent Sultan oluşu çok büyük gazete ilanları ile farklı bir kampanya ile duyuruldu. Günlerce gazetelerin gazino ilanları sayfasında ‘Sahnelerde Büyük Olay: ÜESRBNEBTL UALTNS’ ilanları çıktı. Bülent Ersoy’un yükselişine karşı Serbülent olmayı tercih etmişti assolistliğe terfi ederken. Bülent Ersoy ameliyatla kadın olacağını açıkladığı zaman gazete röportajlarında ‘Bülent Ersoy kadın olamaz, olursa ya çıldırır, ya intihar eder.’ diyordu tabii ki bu sözleri gerçekleşemediği gibi Bülent Ersoy bu rakiplerine ‘Bana yetişmeleri için kırk fırın ekmek yemeleri lazım’ diyerek meydan okuyordu. Serbülent Sultan olarak assolistliği İstanbul sahnelerinde çok uzun yıllar süremedi çünkü 12 Eylül sonrası Bülent Ersoy ile başlayan sahne yasağında elinde pembe nüfus cüzdanı olmasına rağmen o da etkilendi. Kadın olmasına rağmen kadın kılığında sahnelere çıkanlarla aynı kaderi paylaştı ve kendini yurt dışına attı. O yıllardan beri Almanya ve Londra’da yıllarca sahne aldı. Plak devri kapandıktan sonra iki kaset yaptı. Hala yaşamına Londra’da devam ediyor ve sadece özel gecelerde sahne alıyor.





1981 yılında verdiği röportajında ‘Sonradan kadın olanların, güzle olsalar da zarif olamazlar. Bir kadının bel inceliği, kalça hatları istenildiği kadar ameliyat olsun, bir transseksüelde oluşamaz.’ demişti. O günlerde twitter yoktu bu sözleri olay olsun ama iyi bir magazin basını vardı ve sadece manşet olmakla kalmıştı. 
Twitter’dan Serbülent Sultan’ı takip etmeyi unutmayın. www.twitter.com/serblent4

(Bu yazı GZone Dergisi Kasım 2014 sayısında yayınlanmıştır)

ZEKİ MÜREN’İN SAHNE KIYAFETLERİ


ZEKİ MÜREN’İN SAHNE KIYAFETLERİ



Smokinli ve takım elbiseli başladığı sahne yaşantısında 70’lerin başında radikal bir kararla sahneye mini etekle çıkmaya karar veren Zeki Müren sahnelerde ve müzik dünyasında yeni bir çığır açmıştı.  İlk defa mini etek giyerek  sahneye çıkacağı gece tepki alırım diye kıyafetin altına giyebileceği bir pantolon bile hazırlayan Zeki Müren halkın tepkisi olmadığını görünce muhteşem kıyafetler serisine sahneye çıktığı sürece devam etti. Yüksek topuklu ayakkabıları, çiçeklerle bezenmiş sahne kostümlerini, allı pullu işlemeleri olan pelerinli kıyafetleri ve hatta sahnede tek omuzu açık kıyafetleri bile ilk sahnelerde Zeki Müren giydi. Aslında 60’ların sonlarına doğru makyajı ve kıyafetlerinde başlamış olan frapanlık 70’lerin başında bambaşka boyuta girmişti ve smokin yerini pullu kıyafetlere bırakmıştı. Sadece kıyafetleri ile değil yaptırdığı sahne dekorları ile de hep konuşuldu Zeki Müren’in sahnesi.

Her ne kadar Zeki Müren’in Amerika seyahati sırasında sahnelerde Liberace’yi seyrettikten sonra sahnelerde tamamen değişime girdiği dedikodusu olsa bile ve her ne kadar Liberace kıyafetleri gibi sahne kostümleri tasarlayarak giymiş olduğu düşünülse bile o tarihlerde Türkiye’de böyle bir sahne devrimini başarması ve  özellikle Türk halkının hoşgörüsünü kazanmış olması bu dedikoduyu önemsiz kılıyor.

Kendi tasarladığı kostümleri kadar onlara verdiği isimler bile çok ilgi çekmiştir. ‘Beklediğim Gün’, ‘Erguvanların Aşkı’, ‘Hıçkıran Gitarlar’, ‘Kuğuların Sohbeti’, ‘Sevda Akvaryumu’, ‘Sabah Yıldızı’, ‘Şeker Prens’, ‘Beklediğim Gün’, ‘Nefti Geceler’  gibi isimler koydu tasarladığı sahne kıyafetlerine.

Türkiye’de sanatçının özel hayatı ile çok ilgilendiğimiz bir gerçek. Bir sanatçının cinsel tercihinden yaşam tarzına kadar, sahne kıyafetlerinden özel hayatına kadar tüm yaşadıkları topluma ters geldiğinde, toplum hemen afaroz etmeye hazırdır. Ama unutulmaması gereken şey sadece Türkiye’de bunu Zeki Müren ters yüz etmiştir.

Bu Türkiye Zeki Müren’i her zaman sevecektir.









(Bu yazı GZone Dergisi Ekim-2014 sayısında yayınlanmıştır.)

TÜRKİYE’DE ÇILGINLIĞIN ADI: SEYYAL TANER


TÜRKİYE’DE ÇILGINLIĞIN ADI: SEYYAL TANER



Sahnelere şarkı söylerken dans ve showu birleştiren ilk isim olmuştu Seyyal Taner. 
70’lerin yarısından sonra sahnelere başka bir boyut getirdi. Sahnelerde ilk çılgınlıkları onda gördük. Maskelerle mi çıkmak, dans grupları ile show mu, ilginç kıyafetler mi, sahneye motorsikletle mi gelmek, daha neler neler gördük Seyyal Taner ile. Şimdilerde Lady Gaga fırtınası esiyor olabilir ama daha Lady Gaga dünyada yokken ondan daha çılgını Türk sahnelerinde idi lütfen bunu göz ardı etmeyelim.

Şimdi HEY dergisi kapağında gördüğünüz Ş.D.A.T. formülü nedir diye merak edenleriniz olabilir hemen onu da açıklayalım: ‘’Şarkı + Dans + Akrobasi + Teknik ‘’
Dergiye bakarsanız yıl 1979. 
Maskesi şahane formülü bahane diye özetleyebiliriz.






































(Bu yazı GZone Dergisi Ekim-2014 sayısında yayınlanmıştır.)


PLAK KAPAKLARI


PLAK KAPAKLARI

Öyle çok 45’lik plak yayınladı ki 60’ların ilk yarısından 80’lerin ortalarına kadar. 
Beraber bir tur yapalım yayınlanan bazı plak kapaklarına bakarak. 
Şimdi bu isimlerin single yapma şansları var mı acaba diye düşünmeyin lütfen.










(Bu yazı GZone dergisi Ekim-2014 sayısında yayınlanmıştır.)

MUHTEŞEM BERABERLİKLER (Muazzez Abacı-Bülent Ersoy)


MUHTEŞEM BERABERLİKLER

Sahnelerde proje beraberlikler her zaman iş garantisi getirmiştir. 
Sanmayın bu son yıllarda bu muhteşem sahne beraberlikleri yaşanıyor. 60’larda 70’lerde 80’lerde bile böyle sahne birliktelikleri yapıldı. 
İşte size 80’lerin son zamanlarından bir gazino ilanı. 
Bir araya gelmez diye düşünülen iki dev isim aynı sahneyi paylaşmış; Muazzez Abacı ve Bülent Ersoy. Programı sunan o günlerin popüler mankeni Gizem Özdilli. Küçük Emrah artık büyümüş Mezdeke sahnelerde fırtına gibi esiyordu.








































(Bu yazı GZone Dergisi Ekim-2014 sayısında yayınlanmıştır.)

AYIN PLAK KAPAĞI (Eylül-2014)


AYIN PLAK KAPAĞI  (Eylül-2014)
(Bulursanız Sahaflarda Kaçırmayın)

Dramalı Hasan Oyun Ekibi – 1 Numara Plak
A-    Yine Verirdim Sana 
B-    Ay, Aman, Of




(Bu yazı GZone Dergisi Eylül-2014 sayısında yayınlanmıştır.)

AYIN DERGİ KAPAĞI - Bülent Ersoy


AYIN DERGİ KAPAĞI  (Eylül-2014)

Yıl 1981. 
Bülent Ersoy İngiltere’den ameliyat sonrası yurda dönüşü ve ilk beyanatı.




(Bu yazı GZone Eylül-2014 sayısında yayınlanmıştır.)